Yoksulluk Raporu ve Türkiye

Farkındaysanız 2020 yılının son demlerindeyiz ve yavaş yavaş 2020 yılında neler oldu diye düşünmeye başlıyoruz. Sanıyorum ki herkesin ortak kararı 2020 yılı hiç iyi bir yıl değildi. Covid-19 Pandemisi yüzünden birçok ülkenin ekonomisi daralmaya gitmek zorunda kaldı, dünya da yoksulluk arttı. Peki, kendi ülkemiz hakkında ne diyebiliriz? Hatırlarsanız Mecliste iki hafta öncesin de Çalışma Bakanı Zehra Zümrüt Selçuk, ‘’Türkiye’de yoksulluk, özellikle aşırı yoksulluk sorun olmaktan kalktı’’ diye bir açıklama bulunmuştu. Gelin bu yazıda bunu inceleyelim. Türkiye’de yoksulluğu ve ekonomik şartlarını bir de biz bakalım.

Öncellikle yoksulluğun tanımını yapalım.  Yoksulluk, günlük temel ihtiyaçlarının tamamını veya büyük bir kısmını karşılayacak yeterli gelire sahip olmama durumudur. Özellikle, yiyecek, içecek, barınma, giyim-kuşam gibi temel ihtiyaçlara zor erişmek veya erişememek yoksulluk olarak tanımlanabilmektedir. Yoksulluk bir anda oluşmaz onu oluşturan bazı faktörler vardır. Bunların başında enflasyon gelir.

Örnek vermek gerekirse bir ay önce bir market alışverişi yapıp sadece 50 TL ödüyorsanız, aynı alışverişi 1 ay sonra yapıp 100 TL ödüyorsanız burada maalesef ki yoksulluk görülmeye başlar.  Eminim özellikle bu pandemi döneminde verdiğim bu örneği deneyimlemişsinizdir. Çünkü maalesef ki fiyatlar her geçen gün artıyor. Gelin biraz istatistik verilerden konuşalım.

İstatistikler

Türk-İş verilerine göre Ekim ayında dört kişilik bir ailenin sağlıklı, dengeli ve yeterli beslenebilmesi için yapması gereken aylık gıda harcaması tutarı (açlık sınırı) geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 20 artarak 2.482.28 TL oldu. Yoksulluk sınırı ise 8.085.65 Tl olmuş. Elinizi vicdanınıza koyun bugün hangi aile 8 bin TL maaş alıyor? Bir devlet memuru bile 5 veya 6 bin TL maaş alıyor. Bu arada kendi fikrimi eklemek gerekirse ben Türkiye de her ilin aynı maaşı almasını kesinlikle savunmuyorum. İstanbul da yaşayan bir vatandaş ile Bayburt da yaşayan bir vatandaşın giderleri aynı olabilir mi? Bu yüzden her ilin kendince bir gelir belirleme komisyonu olursa paramız (yani vergilerimiz) daha iyi harcanabilir.

Neden böyle bir yorum yapma gereği duydum? Çünkü şu an asgari ücrete bakarsanız asgari ücret 2300 TL ( bazı değişimler planlanıyor birazdan bahsedeceğim). Şimdi büyük şehir de kirada oturan bir vatandaş ile empati yapalım bu paranın net 1200-1400 TL’si kiraya gidiyor geri kalan para ile de geçinmeye çalışıyorsunuz. Çoğunlukla da geçinemiyorsunuz zaten. Bir tek ben mi Youtube da birbirinden farklı sokak röportajları izliyorum? Görünen köy kılavuz istemez yaşlısından gencine cebinde para yok. Bu pandemi dönemi öncesi yine durumumuz daha iyiydi ama bu dönem ile birlikte durum daha kötü bir hal almaya başladı.

Durumun ne kadar kötüye gittiğini anlatan bir video @Con Sinov

Size asgari ücretle alakalı bir istatistik daha vermek istiyorum. Bugün siyasiler asgari ücretin geçmişe kıyasla arttığı veya arttırdıkları için bu durumu kendilerine bir başarı olarak görüyorlar. Arkadaşlar bir ülkede asgari ücretin artması iyi bir şey demek değildir. Senin alım gücün o kadar düşüyor ki en az maaş olan asgari ücretle bile temel ihtiyaçlarını alacak duruma gelemiyor bu yüzden de asgari ücrete zam yapılıyor. Peki, Avrupa ülkeleri Türkiye’yi kıyasladığımızda nüfusa oranla kaç kişi asgari ücret alıyor? İnanır mısınız 2016 dan beri devlet bu asgari ücret alan vatandaşların oranını açıklamıyor. Bu yüzden maalesef 2016 istatistiklerini vermek durumundayım.

2014 yılında Avrupa ülkeleri ile kıyaslandığımızda da durum biraz daha garip.

Bu veriler eski veriler olduğu için yeni veriler hakkında sadece tahmin yapabilirim ama durumun daha iyiye gittiğini düşünmüyorum.

Son Günler ve Sonuç

Bildiğiniz gibi Mecliste bir bütçe görüşmeleri vardı onlar nihayet bitti. Sıra geldi asgari ücretin belirlenmesine. Her asgari ücretin belirlenmesin de olduğu gibi burada da bir karışıklık ve kaos var. Asgari ücret neye göre belirlenecek? Yoksulluk hesaba katılacak mı? Hangi verilere göre hareket edecekler? Mesela Türk-İş Genel Başkanı Ergün Atalay: “İşveren ve hükümet; asgari ücret ile ilgili 3 bin liranın altında bir teklif getirmemelidir” diye bir açıklama yaptı.

Yukarıda da bahsettiğim gibi bu yapılmak istenilen zamlar ne kadar iyi gözükse de aslında toplum için o kadar kötü. Çünkü zam yapmak bir çözüm değil sadece sorunu ertelemektir. Maalesef uzun yıllar boyunca yoksulluk Türkiye için bir problem oldu ve bu dönemde etkileri daha da hissedilmeye başlandı. Gerek maddi olarak gerek mental olarak. Yazımı son olarak CHP Milletvekili Veli Ağbaba’nın paylaştığı video ile bitirmek istiyorum.

Barış Karakiraz

Merhaba ben Barış Karakiraz. Siyaset bilimi ve Uluslararası ilişkiler öğrencisiyim. 21 yaşındayım, İngilizce ve Rusça konuşabiliyorum. Küçüklükten beri oyun ve teknolojiye, bölümüm nedeniyle de Türk ve Rus siyasetine ilgim var. Bildiklerimi anlatmayı seven ve sabahtan akşama kadar tartışabilen gıcık insanlardan biriyim. Instagram

One thought on “Yoksulluk Raporu ve Türkiye

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

%d blogcu bunu beğendi: