Cihat Yaycı Kimdir? Fetö Neden Cihat Yaycı’ya Saldırıyor?

Son günlerde yurtdışına kaçmış FETÖ mensuplarının organize ettiği bir kitle, Müstafi Tümamiral Cihat Yaycı ve BAU DEGS kurumuna karşı sistemli ve kitlesel bir saldırı yapıyor. Başta Türk Ordusu olmak üzere Türkiye Cumhuriyeti kurumlarına kumpaslar kuran ve Türk askeri ve bürokratlarını iftiralarla yıpratmaya çalışan kaçak Fetö militanları tüm güçleriyle Doç. Dr. Cihat Yaycı’ya saldırıyor. Fetö militanlarının organize ve sistematik bir şekilde Doç.Dr. Cihat Yaycı’ ya saldırmasının birden fazla önemli nedeni var.

Öncelikle FETÖ’nün hedef aldığı ve her fırsatta saldırdığı; Cihat Yaycı, Cem Gürdeniz, Ali Türkşen… gibi isimlerin ortak özelliklerine bakmakta yarar var;

Vatana her durumda hizmet eden, FETÖ ile fiilen mücadele ederek ülkenin bekasını kollayan, yüksek görev bilincine sahip olan, Türkiye’nin çıkarları doğrultusunda çalışmalar yapan bu isimler başta FETÖ olmak üzere tüm devlet düşmanı odaklar tarafından hedef gösterilmekte. Organize ve sistematik saldırıların hedefi olmaktadırlar.

Bu yazıda da Fetö’nün tüm gücüyle saldırdığı ve hedef aldığı Doç. Dr. Cihat Yaycı’nın çalışmalarından bazılarını aşağıda başlıklar halinde anlatmaya çalıştık;

FETÖMETRE

Fetö’nün korkulu rüyası olarak tanımlanan “Fetömetre” sisteminin mimarı Cihat YAYCI

Tümamiral Cihat Yaycı’nın da vurguladığı gibi; “Fetö bir terör örgütünden ötede bir casusluk örgütüdür.” Fetö militanları kendilerini gizleme hususunda oldukça başarılıdır. Gizlenme ve casusluk dersleri Fetö’nün örgüt evlerinde başlar. Örgüt evinde kalan öğrencilere, ışıkların nasıl yakılacağından perdelerin nasıl çekili olacağına kadar her yöntem tarif edilir.

Devletin değişik kademelerinde yer alan (Ordu, polis, bürokrasi vs.) Fetöcülerin gizlenebilmeleri için her yol serbesttir. Terörist başı Gülen ’in sözde fetvaları doğrultusunda devlet kademelerine sızan militanların ortama uyum sağlamaları ve göze batmamak için sosyal olmaları emredilmiştir. Bu doğrultuda Fetö, devlet kadrolarına sızan militanlarından, kokteyl, içki, kadın gibi konularda ortama uyum sağlamalarını emreder.

Gizlenme ve uyum sağlama gibi casusluk konularında uzmanlaşan Fetö militanlarının, 15 Temmuz’un ardından Ordu ve bürokrasiden temizlenmesi zorlu ve titizlik isteyen bir ihtiyaç haline geldi. Tümamiral Cihat Yaycı, Fetö mensuplarının itirafları, örgüt elemanlarının ortak noktaları ve elde ettiği kurumsal tecrübelerini ters mühendislik yönteminde kullanarak örgütün yapısını ve işleyişini çözen bir sistem geliştirdi.  Fetömetre olarak isimlendirilen karar destek ve inceleme sistemi oldukça başarılı sonuçlar verdi. 66 ana ve 290 adet alt kritere sahip Fetömetre sistemi sayesinde; Fetö’nün sınav usulsüzlükleri çözüldü, yüzlerce sivil mahrem imam deşifre edildi, kendisini 15 Temmuz’dan sonra bile gizlemeyi başaran ordu içindeki terör örgütü üyeleri açığa çıkartıldı ve bir kısmı da itirafçı oldu.

Fetömetre sistemi, büyük bir casusluk ağı kurarak tıpkı Hasan Sabbah’ın Haşhaşileri gibi faaliyet yürüten Fetö militanlarını deşifre etti. Örgütün sınav usulsüzlüklerini açığa çıkarttı ve uzun yıllar kendisini gizlemeyi başaran yüksek kademelerdeki Fetöcüleri bile deşifre etti. Diğer yandan, Fetömetre sayesinde örgütün tüm yapılanması çözülmeye başladı. Ordu içindeki Fetöcülerin yanı sıra bu kişilerle iltisaklı olan sivillerde tespit edildi ve örgütün hücrelerinde çözülmeler başladı.

Fetömetre büyük bir başarıyla işledi.

Özellikle Fetö yapılanmasını açığa çıkartması ve örgütü çözümleyerek casusluk yapılanmasını tüm detaylarıyla ifşa etmesi nedeniyle Tümamiral Cihat Yaycı, terör örgütünün ana hedefi haline geldi. Fetö’nün medya ayağını oluşturan ve yurt dışına kaçan sözde gazeteciler vasıtasıyla Tümamiral Cihat Yaycı ’yı hedef alan organize trol saldırıları düzenlendi. Diğer yandan, yurt dışına kaçan teröristler doğrudan Tümamiral Cihat Yaycı ’yı tehdit etmeye başladı. Örgüt yapısının çözümlenmesi ve Fetöcülerin açığa çıkartılması örgütte büyük rahatsızlık ve endişe yarattı.  Gizli elemanları ve mahrem imamları açığa çıkan örgütün endişeleri giderek arttı. Bu endişe ve korkuya paralel olarak Cihat Yaycı’ya karşı yürütülen alçak saldırıların dozu da arttı. Gizli faaliyetleri ve çok güvendikleri organizasyonları ifşa edilen Fetöcüler, bu durumu hazmedemiyor. Cihat Yaycı’ ya neredeyse tüm sosyal medya platformlarından her türlü alçaklığı içeren organize saldırılar düzenliyor ve tehditler savuruyorlar.

MAVİ VATAN

Mavi Vatan, Türkiye’nin haklarını haykıran bir Cihat Yaycı Projesidir.

“Mavi Vatan” kavramının kitleselleşmesi ve devlet parolası haline gelmesinde, Tümamiral Cihat Yaycı ’nın özel çabaları ve akademik çalışmaları temel oluşturmaktadır. BAU DEGS kurumu ise yaptığı akademik faaliyetlerle hem Türkiye’nin haklarını savunacak kanallar yaratıyor hem de stratejik perspektifler oluşturarak Türkiye’nin menfaat alanlarını sürdürülebilir hale getiriyor.

Doç.Dr.Cihat Yaycı’nın önderlik ettiği BAU DEGS, Türkiye’nin menfaatleri için fikir ve pratikler üreten milli bir strateji merkezidir.

Diğer yandan, Cihat Yaycı’nın tarihsel veriler ve milli bakış açısıyla kullanıma kazandırdığı “Adalar Denizi” gibi kavramlar sayesinde ifade ve söylemlerde de milli bir duruş ortaya çıkıyor. Cihat Yaycı, yabancıların kavramlarıyla milli haklarımızın savunulamayacağını vurguluyor ve Türk vatanının meseleleri için Türk kavramlarını devreye sokuyor. Cihat Yaycı, diplomasi kanallarının genişletilmesi için çağrılarda bulunuyor, Türkiye-Libya Denizcilik Antlaşması gibi Türkiye’nin lehine olacak stratejik hamlelerin teorik zeminlerini oluşturuyor. Cihat Yaycı’nın liderliğindeki BAU DEGS ise akademik, stratejik ve hukuki fikirlerin mutfağı olarak Türkiye’ye hizmet ediyor.

Adalar Denizi demek Türk menfaatlerini, Türk kavramlarıyla savunmak demektir!

Bu çaba ve çalışmalar sonucunda, Yunanistan’ın Adalar Denizi’ndeki hukuksuzlukları ifşa oluyor. Doğu Akdeniz’de Türkiye aleyhinde gelişen planlar bozuluyor ve Türkiye, Cihat Yaycı ’nın deyimiyle “kendi üzerindeki oyunları bozan ve küresel bir oyun kurucu adayı” konumuna yükseliyor.

Doç.Dr. Cihat Yaycı önderliğindeki BAU DEGS, Türkiye’ye karşı kurulan komplolarla mücadele ediyor.

Değindiğimiz ve değinemediğiz, Türkiye çıkarları doğrultusunda yürütülen sayısız çalışma ve faaliyetleri nedeniyle Cihat Yaycı ve BAU DEGS, gerek oyunları bozulan güçlerin gerekse bu güçlerin piyonu olan FETÖ’nün hedefi olmuş durumda. Yunan medyası ile ağız birliği yapan firari Fetöcüler, sosyal medyadaki Yunan trolleriyle organize saldırılar düzenleyerek hakaret ve iftira kampanyaları yürütüyor. Cihat Yaycı üzerinden Türkiye’nin Doğu Akdeniz faaliyetlerini ve diplomatik hamlelerini de hedef alan Fetö militanları ve trolleri, Türkiye aleyhtarı ajandaları için kamuoyu oluşturmaya çalışıyor. 15 Temmuz’un ardından Fetöcü militanların sığındığı Yunanistan’da bu militanları kendi ajandası için kullanıyor. Fetö, Dhkp-c ve PKK üyelerine kucak açan Yunanistan, kucak açtığı bu teröristleri sosyal medyada sahaya sürerek, Cihat Yaycı’ ya yönelik saldırıları organize ediyor.

DİPLOMASİ VURGUSU

Doç. Dr. Cihat Yaycı’nın en önemli ve dikkat çeken vurgularından birisi de diplomasi hususudur. Doğu Akdeniz’deki ittifakın genişletilmesi ve Türkiyesiz bir Doğu Akdeniz planına karşın etkin mücadele stratejilerinin ortaya konmasını vurgulayan Doç. Dr. Cihat Yaycı, diplomasinin ve uluslararası kanalların, Türkiye karşıtı ülkelere ve terör örgütlerine karşı etkin kullanımını her fırsatta vurgulamaktadır.

Doç. Dr. Cihat YAYCI’nın fikirleri menfaatlerimiz doğrultusunda pratiğe dökülüyor.

Yunanistan’ın yaptığı hukuksuzlukların uluslararası platformlara taşınması gerektiğinin altını çizen Doç. Dr. Cihat Yaycı, diplomasi ve uluslararası adalet mercilerinin de devreye sokulmasını vurgulamaktadır. Diğer yandan, kamu diplomasisi hususunda da öneriler sunan Doç. Dr. Cihat Yaycı ’nın  bu yaklaşımları “Türkiyesiz bir Doğu Akdeniz” isteyen odakları ciddi derecede rahatsız etmekte.

Doç.Dr. Cihat Yaycı’nın çizdiği diplomasi yolu Türkiye’nin milli menfaat alanlarının güçlendiriyor.

Diplomasi vurgusunun bir başka boyutu da Fetö ile mücadelede karşımıza çıkmaktadır.  FETÖ, uluslararası ilişki ağı ve etkinliği en güçlü terör örgütlerden biridir. Okulları, düşünce kuruluşları ve oluşturduğu milyarlarca dolarlık sermayesiyle birçok devlete ve uluslararası kuruma nüfuz edebilmektedir. ABD’de yürüttükleri lobi faaliyetleri ve uluslararası platformlar üzerinden geliştirdikleri algı operasyonlarıyla Türkiye aleyhinde onlarca faaliyet yürütmekteler.  Lobi faaliyetleri, grift ilişki ağı ve sermayesi bu denli büyük olan bir terör örgütüyle klasik terörle mücadele yöntemleriyle savaşılamaz. Bu noktada ise; Doç. Dr. Cihat Yaycı, Türkiye’nin uluslararası nüfuzu ve etkin diplomasi faaliyetini vurgulayan bir strateji sunuyor. Kamu diplomasisi ve devlet nüfuzunun etkin kullanımı sayesinde Fetö’nün uluslararası alanda deşifre edilebileceğini ve Türkiye üzerinde yürüttükleri algı operasyonlarının da etkin kamuoyu oluşturma yöntemleriyle bertaraf edilebileceğine dikkat çeken Doç. Dr. Cihat Yaycı ’nın bu tavsiyeleri de eli kanlı örgüt Fetö’yü rahatsız ediyor.

ABD’deki fetö okulları

Özellikle FETÖ’nün bu rahatsızlığını sosyal medyadan da gözlemlemek mümkün. Doç. Dr. Cihat Yaycı, “FETÖ’nün sınav usulsüzlüklerini, örgüt içinde gerçekleşen Türk örf ve adetlerine son derece zıt evlilikleri, örgütün devlete nasıl sızdığını ve insanları nasıl kullandığı..” gibi onlarca konuyu kanıtlarıyla anlatmasının ardından FETÖ, piyonları ve militanları aracılığıyla en aşağılık ve alçak saldırı faaliyetlerine başladı. Ulusal bazda yarattığı algı faaliyetleri ve küresel bazda oluşturduğu sözde “hizmet” imajının deşifre edilip, açığa çıkmasından korkan FETÖ, odağına Doç. Dr. Cihat Yaycı’yı koyarak her türlü seviyesizliği içeren saldırı ve tehdit dolu alçaklığa imza atmakta.

Unutulmamalıdır ki; FETÖ, Türkiye düşmanı tüm grup ve ülkelerle ortaklıklar kuran hatta doğrudan bu aktörlere “hizmet” eden bir yapıdır. FETÖ ’nün Doç. Dr. Cihat Yaycı ’ya her fırsatta saldırmasının sebebi Doğu Akdeniz ve Adalar Denizi mücadelesinden bağımsız değildir.  Temel motivasyonu Türkiye Cumhuriyetini yıkmak olan örgüt, haklarını savunan ve geleceği için mücadelede bulunan bir Türkiye’yi hazmedemiyor.

Ergenekon, Balyoz gibi kumpaslar kurarak, Türk Milletine hizmet etmiş insanları hapse attıran, elinde şerefli Türk Ordusu mensuplarının ve Türk Millet’nin kanı olan terör örgütü FETÖ, her fırsatta vatanseverlere ve Türk Milleti için mücadele eden insanlara saldırmıştır. Doç.Dr. Cihat Yaycı’da bu örgütün odaklandığı en önemli insanların başında gelmektedir. 15 Temmuz’un üzerinden 5 yıl geçmesine rağmen, FETÖ hala kendisinde, Türk Milletine ve devletine hizmet etmek için çırpınan insanları tehdit edecek cesareti ve gücü bulabiliyor. Bu durum bile Doç. Dr. Cihat Yaycı’nın “FETÖ, Türkiye’nin en büyük beka sorunudur.” Cümlesinin ne kadar doğru olduğunu kanıtlamaktadır…

Türkiye Cumhuriyeti, büyük sermayeler tarafından desteklenen ve organize edilen; FETÖ ve PKK gibi terör unsurlarıyla mücadele etmektedir. Diğer yandan, küresel aktörlerin bir piyonu haline gelmiş Yunan Devleti de Doğu Akdeniz hususunda Cihat Yaycı üzerinden Türkiye’ye saldırmaktadır. Böyle bir düzlemde, “Cihat Yaycı’ya karşı gelişen tüm saldırı ve karalama kampanyalarının ana hedefi Türkiye’dir” demek yerinde bir tespit olacaktır.

Türk Devleti ve Türk Milleti’nin vatanseverlere en çok ihtiyaç duyduğu tarihsel bir dönemden geçmekteyiz. Türkiye Cumhuriyeti’nin bekası, vatansever insanların omuzlarında yükselecektir. Doç. Dr. Cihat Yaycı ise bu mücadelenin ön safında yer alan büyük bir asker ve bilim insanıdır.

Şüphe yok ki; Yüzlerce kumpas, iftira ve saldırı atlatan Cihat Yaycı gibi vatanseverler mücadeleye önderlik etmeye devam edecek ve Türk Milleti, kahramanlarını ve vatanseverlerini el üstünde tutacaktır…

Şafak Yıldırım

Ben Şafak Yıldırım, 22 yaşındayım. Siyaset,ekonomi ve uluslararası ilişkiler konuları hakkında okurum. Okuduğum ve üzerine tefekkür ettiğim konuları insanlara aktarmaya çalışırım. Burada yapmak istediğim de ne bildiğimiz hakkında yaptığım tefekkürleri paylaşmak...

One thought on “Cihat Yaycı Kimdir? Fetö Neden Cihat Yaycı’ya Saldırıyor?

Yorumlar kapatıldı.

%d blogcu bunu beğendi: