Film İncelemesi: Sound of Metal

Uzun zamandır gerek kargo gerekse Twitch’den arkadaşlarımı desteklemek için Amazon Prime kullanıyordum. Sadece 8 Türk lirasına hem kargo hem hediyeler hem de Prime Video gibi bir dizi film platformuna sahip olmak beni şımartıyor. Bu platform da sürekli gördüğüm ve bana sürekli tavsiye edilen bir filmi izleme şansı buldum. Sound of Metal. Gerçekten muazzam bir iş. Bir baterist olduğunuzu düşünün ve yavaş yavaş duyma yetinizi kaybediyorsunuz. Hayatınız nasıl değişirdi, yeni hayatınıza alışabilir miydiniz? Film bu sorulara cevap arıyordu. Sound of Metal bu sorulara güzel bir cevap verebildi mi? Güzel bir film olabildi mi? Gelin hep beraber bakalım.

Hikayenin Başlangıcı

Bu film Ruben ve Lou ikilisinin hikayesini anlatıyor. Ruben ve Lou ikilisi hem bir müzik grubudur hem de karavanda yaşayan bir çifttir. Lou şarkı söylerken Ruben grubun bateristidir. Filmin ilk başında bize bazı konserlerini gösterirler. İkilinin nasıl iyi olduğunu ve ne tür bir müzik yaptığını. İkinci konserden sonra ana karakterimiz Ruben’ın kulağında bir sıkıntı olmaya başlar.

Duyma yetisi her zamanki gibi değildir ve giderek azalıyordur. İlk başlarda Ruben Lou’ya bir şey söylemeden çözmeye çalışsa da doktora göründükten sonra duyma yetisini giderek kaybedeceğini ve belki bir ihtimal 40 bin – 80 bin dolar arası olan implantlar ile tekrar duyabileceğini söyler.Önceden gayet iyi kullandığınız bir duyu organınızın sonradan yavaş yavaş kaybetmek psikolojik acılara sebep olabilir. Bu yüzden Ruben’i sosyal hayattan izole bir ormanın içinde bulunan duyma engelli insanların toplandığı bir yere götürüyorlar.

Kendi Hayatını Tekrar Kurabilmek için Fedakarlıklar Yapmalısın

Ruben Sağırlık Testinde

Böylece filmin ikinci yarısı başlıyor. Bu sağır insanların toplandığı ve eğitim gördüğü alanda bazı kurallar var. Eğer Ruben burada kalacaksa çok sevdiği kadın Lou ile iletişime geçmemesi gerekiyor.     Filmde anlatıldığına göre bunun sebebi sonradan sağır insanların psikolojik olarak çökmemeleri için ilk önce kendilerinin engelli bir birey olduğunu kabul etmesi gerektiği ve bunun içinde eski hayatını geride bırakması gerektiğine inanıyorlar (en azından yeni hayatına alışana kadar).  Tabi yeni bir hayata alışmak kolay değildir. Ruben ilk başta işaret dilini bilmediği için sessizliğin içinde kendisini yalnız hissediyor. Film bu sahneleri çok iyi veriyor. O yalnızlık hissini iyi alıyorsunuz. Hatta içindeki yalnızlıkla başa çıkabilmesi için Ruben’e bir tavsiye veriyorlar. Her sabah herkesten erken kalıp düşüncelerini ve hislerini bir kâğıda yazması. Bunu içindeki öfke geçene kadar yapması isteniyor. Zaman geçtikçe Ruben’ın oraya alıştığını görüyoruz. İşaret dilini öğreniyor ve oranın sevilen bir üyesi haline geliyor. Ama sürekli aklı sevgilisindedir.

Her şey Eskisi gibi Olmalı mı?

Ne kadar bu hayata alışsa da bir şekilde implantların parasını toplayıp eski hayatına geri dönmek istiyordur. Bunun için ilk önce çok sevdiği müzik aletlerini ve karavanını satıyor. Kafasındaki plana göre iyileşir iyileşmez turnelere çıkacağı için parayı toparlamak kolay olacaktır diye düşünüyor ama hayat her zaman düşündüğümüz gibi gitmez.

Ruben Ameliyattan sonra ilk defa İmplimantları deniyor

Bir şekilde parayı denkleştirip ameliyat olur ama artık elinde hiçbir şeyi yoktur. Sağırlar kampına geri dönmek ister (ameliyat olur olmaz kulakları duymuyor 4 hafta beklemesi gerekiyor). Birkaç gün sağırlar kampında geçirebileceğini düşünür ama yanlış tahmin etmiştir. Çünkü oranın bir kuralı vardır. Onlara göre sağırlığın tedavisi yok (çünkü orada yaşayanların çoğu tedaviyi karşılayacak parası yok) ve eğer Ruben ameliyattan sonra sağırlar kampının oraya gelirse diğer sağırlar için büyük bir kaos olabilirdi. Ruben bunu mantıklı bir şekilde karşılayıp yalnızlık – kendini bulma- yalnızlık üçgenine geri dönüyordu. Yazının ortasında demiştim her zaman istediğimiz gibi olmaz. Ameliyattan sonra takılan implantlar Ruben için tam bir tedavi olmaz. Çünkü artık eskisi gibi değil daha çok robotik duyuyordur ve her ses birbirine karışıyordu. Onca çaba yine bir huzursuzluk getirmişti.

Artıları ve Eksileri

Yukarıda filmin sadece bir kısmını anlattım ve geri kalan kısmını sizin yorumlamanızı istedim. Şimdi ise beğendiğim artılarından ve daha iyi olabilirdi dediğim eksilerinden bahsedip yazıyı bitireceğim.

Ruben işaret dilini öğrendikten sonra yalnızlığını yenip insanlarla iletişim kurabiliyordu.

Teknik terimleri bilmiyorum ama filmin ses yönetmeni kimse tebrik etmemiz lazım çünkü Ruben yavaş yavaş sağır olurken öyle doğru tercih yapmışlar ki bir süre sonra sizde sağır oluyormuş gibi hissediyorsunuz. Mesela Ruben eczacı ile konuşurken Ruben’ın bakış açısında eczacının sesi %20 gelirken kamera açısı değişip eczacının bakış açısına gelince bir anda sesin arttığını görüyoruz. Bu film boyunca o kadar güzel yapılıyor ki sizi moda sokuyor. Diğer güzel bir tarafı ise film sayesinde sağır insanlarla empati yapabiliyorsunuz. Özellikle Ruben sağır kampında geçirdiği ilk günlerinde yavaş yavaş bir şeyler öğrenmeye başladığında sizde bir şeyler öğrenmeye başlıyorsunuz. Mesela işaret dili öğretilen sınıflara dışarıdan biri girdiğinde kendilerini belli etmek için ışıkları açıp kapatma detayı benim çok hoşuma gitti. Ruben öfke nöbetleri geçirirken her yeri yıkıp dağıtması ama kimsenin haberi olmaması da sağır insanların kendi içerisinde yaşadığı yalnızlığa güzel bir gönderme olmuş. Benim tahminimce bir tane eksik yönü vardı. Keşke ilk başta bir veya iki konser daha görseydik. Ruben’in bateriyi sevdiğini iyice anlasaydık. Orası çok hızlı oldu ama anlayabiliyorum çünkü filmin anlatacak bir sürü hikayesi var.

Sonuç

Amazon Prime’ın orijinal filmi Sound of Metal gerek işlediği konu gerek verdiği mesajlar bakımından gayet güzel bir film. Psikolojik olarak empati yapabileceğiniz ve size bir şeyler katacak bir filmdir. İzleyiniz efendim.

Bu incelememizi beğendiyseniz diğer incelememize de bakmak isteyebilirsiniz => Nietzsche Ağladığında

Barış Karakiraz

Merhaba ben Barış Karakiraz. Siyaset bilimi ve Uluslararası ilişkiler öğrencisiyim. 21 yaşındayım, İngilizce ve Rusça konuşabiliyorum. Küçüklükten beri oyun ve teknolojiye, bölümüm nedeniyle de Türk ve Rus siyasetine ilgim var. Bildiklerimi anlatmayı seven ve sabahtan akşama kadar tartışabilen gıcık insanlardan biriyim. Instagram

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

%d blogcu bunu beğendi: