Dizi İncelemesi: Parks And Recreation

Komedi sevenler toplanın! Öncelikle sizi az bilinen bir çekim tarzıyla tanıştırmak istiyorum; Mockumentary (Melgesel). Bu çekim tarzı yeni yeni tanınmaya başlayan ve dünyada da henüz az uygulanmış bir çekim tarzıdır. Sahte belgesel anlamına gelen Mockumentary tarzı genellikle komedi yapımlarında kullanılmaktadır. Amacı hiciv olan bu tarz, ciddi bir üslupla işlenir ve izlemesi de pek keyiflidir. Bu tarzda en bilinen örnek hepimizin kalbini çalan, komedi dizilerinin üstadı: The Office’tir.

Mockumentary tarzında çekilmiş en popüler komedi dizilerinden bazıları.

Gelelim Parks and Recreation’a. Dizi toplam 7 sezondan oluşmaktadır, her bir bölümü 20 dakikadır ve iMDB puanı 8.6’dır (hiç azımsanamayacak fazlasıyla başarılı bir rakam). Dizi ABD’nin India’na eyaletinin gerçekte var olmayan ”Pawnee” kasabasında geçmektedir. Başrolde Amy Poehler (Leslie Knope) onun akabinde The Office’ten ”tropikal güzel Karen” olarak tanıdığımız Rashida Jones (Ann Perkins) gelmektedir. Baş karakter Leslie Knope, belediyenin park ve bahçeler departmanında müdür yardımcısı olarak çalışmaktadır. Bürokrat bir aileden gelen Leslie, feminist duruşu, disiplini ve ideallerine sıkı bağlılıyla ilk izlenimde güçlü ve eğlenceli bir karakter olarak karşımıza çıkmaktadır. Büyük bir Michael Scott hayranı olarak diziyi izlediğimizden mütevellit, Leslie karakterinin saçmalıklarına çok çabuk ısındık ve ilk bölümden kahkahalar attık.

Diziye spoilersız bir genel giriş yapmak gerekirse şunları diyebiliriz: En büyük hayali insanların mutlu bir şekilde vakit geçirdiği güzel bir park yapmak olan Leslie’nin fırsat ayağına geliyor; Ann Perkins karakterinin erkek arkadaşı olarak tanıdığımız Andy, Pawnee’de bulunan derin bir çukura düşüp sakatlanınca durumu belediyeye bildiriyorlar ve Leslie ile Ann’in hayatları burada kesişiyor. Sonrası büyük çabalar, uğraşlar ve güçlükler olmasına rağmen bu durumdan harika bir komedi çıkartıyorlar. İlk 3 bölüm güzel bir ısınmanın ardından dizideki tüm karakterler çabucak kendini sevdiriyor ve bölümleri çerez gibi peş peşe izletmeye başlıyor.

Karakterleri Tanıyalım:

Leslie Knope: Yukarıda bahsedilenlere ek olarak Leslie’nin en hoşumuza giden özelliği oyunculuğunun son derece samimi ve doğal olması. İyi yazılmış ve çok komik bir karakter ve iyi bir oyuncu. Daha ne olsun… (Bir de içten içe The Office’in baş kahramanı Michael Scott’la shipleyip durduk, akıllara zarar hayaller kurduk. Özür dileriz Holly).

Michael Scott (Steve Carell) ve Leslie Knope (Amy Poehler)

Ann Perkins: Ann’i iyi kalpli bir hemşire ve Leslie’nin en yakın arkadaşı olarak tanıdık. Dizide bariz komik sahneleri olmadığını düşünmekle birlikte o olmasa dizinin eksik kalacağını da hissettiren bir karakter. Andy Dwyer ile ilginç bir ilişkisi var.

Ann Perkins (Rashida Jones)

Ron Swanson: Çatık kaşları ve maskülen bıyığı ile belediyede çalışan inatçı bir liberal. Aynı zamanda Park ve Bahçeler Departmanın sorumlusu. Kendisini sık sık devleti eleştirip tembellik yaparken görüyoruz. E tabii bir de et yerken. Evet, karakterimiz sağlam bir etobur. Ayrıca bilinmeyen bir kimliği var, ilerleyen bölümlerde bu 2. kimlikten harika replikler duyacaksınız, devamı spoiler olacağı için burada noktalıyoruz.

Ron Swanson (Nick Offerman)

Tom Haverford: Tam bir zıp zıp. Hiçbir şeyi önemsemeyen, muzip ve müthiş eğlenceli bir karakter. Ancak umursamaz maskesinin altında incinmeye müsait bir yanı da var.

Tom Haverford (Aziz Ansari)

April Ludgate: Her şeye göz deviren bir ergen. Ekibin stajyeri ama hiç beklenmedik anlarda güldürebilme yetisine sahip. Başlarda bizi pek sarmamıştı ama sonradan çok sevdik kendisini.

April Ludgate (Aubrey Plaza)

Andy Dwyer: Belki de en çok güldüğümüz karakterdi. Diğerleri gibi Andy de sonradan açılıyor ve gerçekten onun hakkında çok fazla bilgilendirme yapmak istemiyorum çünkü izleyip görülmesi gereken bir karakter.

Andy Dwyer (Chris Patt)

Dizide aslında çok fazla karakter var ancak başından beri olan ana ekibi tanımak yeterli olacaktır.

İlk bölümler için şunu da belirtmek gerek, ”bizce” Leslie Knope tek başına diziyi üstlenmiş ve zaman içerisinde diğer karakterlere topu bırakmış. Hatta bu durum 2. sezonda Andy karakterinin favorimiz olmasına vesile olmuştu. Ayrıca dizinin popülerleşmesine vesile olan bir etkene de değinmeden geçmeyelim; diğer komedi dizilerinden tanıdığımız pek çok oyuncu konuk olarak diziye eşlik ediyor. Biz Brooklyn Nine-Nine diyelim siz merak edin :).

Ayrıca dizi Amerikan stilinin her alanını ince ince izleyiciye göstermektedir. Başta Amerikan siyaset anlayışı, yaşam standartları ve sosyal yaşantı gibi olguları kolayca inceleme fırsatı sunmaktadır. Bir çırpıda sezon sezon biten bu eğlenceli diziyi kesinlikle izlemenizi öneriyoruz.

Gülceren Kökce

Merhaba, ben Gülceren. İnsanı ve toplumu kapsayan her meseleyi tahkik ederim. Başlıca sosyoloji, psikoloji, sağlık, sanat ve güzel olan her şey ile ilgilenmekte, bu konularla ilgili bilgi birikimlerimi yazıya dökmekteyim. İyi okumalar dilerim.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

%d blogcu bunu beğendi: