Eğitim Sektörüne Covid-19 Etkisi

Bir Hizmet Sektörü Olarak Eğitim

Hizmet sektörü ihtiyaç karşılamaya yönelik işletmelerin bulunduğu bir sektördür ve hizmet sektörünün başında gelen işletmelerin içerisinde eğitim işletmeleri bulunur. Eğitim işletmeleri hizmet sektörü içerisinde önemli bir yer tutar ve genellikle maddi olarak bütçeden en büyük payı alır. İçinde bulunduğumuz pandemi döneminden en çok zarar gören sektörlere baktığımızda eğitim sektörünün de bunlardan biri olduğunu görebiliriz.

Eğitim sektörü devlet kurumları ve özel kurumlar olmak üzere ikiye ayrılır. Her iki kurum da farklı açılardan pandemiden zarar görmüştür. Özel kurumlar için bu zarar hem maddi hem de eğitim anlamında olmakla beraber devlet kurumları yalnızca eğitim anlamında zarar görmüştür. Özel okul ücretlerine baktığımızda ise yüz yüze ders işlenmeyen süreler için tüketiciye ders ücreti dışındaki ücretlerin ödenmesine karar verilmiştir.

Online Eğitimde İyileştirme

Pandemi döneminde çoğu ülke online eğitim modelini benimsemiştir. Online eğitim başarısı ülkelerin gelişmişlik derecesine göre ve sosyoekonomik gelişmişlik derecesine göre değişkenlik göstermiştir. Türkiye’ye baktığımızda geride bıraktığımız okul döneminden sonra yapılan iyileşmelerle şu anda dünyada iyi bir yerde olduğumuz söylenebilir. MEB iyileştirme ve geliştirme çalışmalarına hala devam etmektedir. Ancak hala internete ve materyale erişim olmayan birçok köy bulunmaktadır. Bunun başlıca nedeni olarak gösterilen internet altyapısı eksikliğinin bir an önce ülkenin her yerinde iyileştirilmesi gerekmektedir. Devlet en kısa sürede durumu olmayan öğrencilere bilgisayar ve internet desteği sağlamalıdır.

Covid-19’un Uzun Dönem Olumsuz Etkisi

Özellikle okul öncesi dönem öğrencileri (anaokulu, kreş) ve sınav dönemi öğrencileri (8. Sınıf -12. Sınıf) online eğitimden en çok etkilenen grup olmuştur. Okul öncesi dönemdeki çocuklar sosyalleşme, yaşıtlarıyla oyun ortamı, hayal gücü gelişimi gibi gelişimde önemli olan birçok noktada sorunlar yaşayacaktır. Sınav dönemi öğrencileri açısından ise önemli konuların işlenememesinden dolayı sınavdan çıkartılması, ilerleyen dönemdeki eğitim hayatlarında zorlanmalarına neden olacaktır.

Ders sürelerinin geleneksel eğitim modeline göre yarı yarıya az olması ilerleyen eğitim dönemlerinde telafi edilmesi gereken bir durumdur ve sonraki sınıflar için ders yükünü arttıracaktır. Sınavların online olarak yapılması da hem kurumlar hem öğrenciler açısından sorun oluşturmaktadır. Online olarak gerçekleştirilen sınavlara kameralı katılım istenmesi ise yine eşitlik kavramı göz önünde bulundurulmadan alınmış adil olmayan bir karardır.

Covid-19’un Uzun Dönem Olumlu Etkisi

Erken dönemdeki olumsuz birçok durumun yanında dijitalleşmenin hayatımızdaki uzun dönem etkisi; online toplantı platformlarının hayatımıza girişi açısından olumlu olacaktır. Sadece okullar olarak düşünmeyip bütün eğitimleri düşünecek olursak Covid-19 öncesindeki hayatımızda aldığımız eğitimlerin (seminerler, kurslar vs.) online olarak da alınabileceğini görmüş bulunmaktayız. Örneğin başka şehirlere eğitim seminerleri vermeye giden insanlar ilerleyen dönemlerde fiziksel bir ortam yerine şu anda kullanılan online topluluk uygulamalarını rahatlıkla tercih edebilirler. Online eğitim hem maliyetleri azaltmakta hem de zaman açısından oldukça fayda sağlamaktadır.

Bu yazıyı beğendiyseniz buna da bakmak isteyebilirsiniz => Onlinelaşma: Yeni Eğitim Düzeni

Elif Aktaş

Merhaba ben Elif Aktaş. İstanbul Üniversitesi İktisat Fakültesi İşletme Bölümü son sınıf öğrencisiyim, 20 yaşındayım. Boş zamanlarımı yabancı dizi izleyerek ve spor yaparak değerlendiriyorum. Aynı zamanda yeni yerler keşfetmeyi, sağlıklı yemek tarifleri denemeyi ve doğada vakit geçirmeyi seviyorum. Bölümümle alakalı olarak ekonomi haberlerini de yakından takip ediyorum. Instagram

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

%d blogcu bunu beğendi: