Birinci Vazifen İşsiz Kalmak : Genç İşsizlik

Küresel ve ulusal boyutta ekonomik kriz artık toplumun tüm kesimleri tarafından güçlü bir şekilde hissediliyor. Ülkemizde de reel işsizlik rakamları ve hissedilen yoksullaşma güçlü bir ivme kazanmış durumda. Tüik’in Nisan 2020’deki erken dönem verilerini baz aldığımızda her 4 gençten 1’i işsiz. Yeni mezunlar içinde işsizlik riski gittikçe güçlenmekte. Türkiye’deki genç işsizlik hem ülke ekonomisini hem de ülke geleceğini tehlikeye atmakta.

Genç İşsizlikle Birlikte Neler Oluyor?

Türkiye’deki gençlerin ekonomik ve sosyal problemleri, genel boyutta ülke ekonomisinin sürdürülebilirliğini etkiliyor. Diğer yandan gençlerin işsiz kaldıkları süreler uzadıkça onların da verimliliği ve aldıkları eğitimle güçlendirdikleri üretme ve yetkinlik potansiyeli de düşüyor. Günümüzdeki genç işsizlik durumları neredeyse tüm meslek dallarına sıçramış vaziyette. Örneğin yeni mezun bir hukuk öğrencisi staj zorunluluğunu ya para almadan ya da asgari ücretin üçte birini bulan rakamlara razı olarak yerine getirmek zorunda. Bu durum bu alandaki gençlerin mesleki gelişimlerine engel olduğu gibi gençlerdeki geçim kaygısını da oldukça güçlendirerek onların potansiyellerini köreltmektedir. Diğer yandan yeni mezun bir inşaat mühendisinin de kaderi farklı değildir. İnşaat temelinde genişleyen Türkiye’nin genç inşaat mühendisleri de asgari ücret bandında uzun saatler ve tehlikeli şantiyelerde çalışarak hayata tutunmaya çalışmaktalar. Diğer mühendislik dallarındaki işsizlik oranı da oldukça güçlü boyutlara ulaşmış durumda.

Gençlere Sert Eleştiriler

Gençlere hem yaş hem de anlayış itibariyle uzak kesimler şunu düşünmektedir; “Bu insanlar okudukları yıllarda işsiz kalacakları ihtimalini düşünmeliydiler.” Ya da “her sene binlerce mezun veren bir bölümden mezun olmasaydınız.” Gibi gaddarca bir yaklaşımla sunulan tutarlı olduğunu düşündükleri argümanları sunmaktalar. Eğer Türkiye bir Güney Asya ya da Latin Amerika ülkesi olsaydı bu yaklaşımları reel düzeyde tutarlı bulabilirdik. Örneğin Arjantin’in hem doğal kaynakları hem de endüstriyel yapısı oldukça kısıtlıdır. Diğer yandan Arjantin’in konumu Türkiye gibi stratejik bir noktada da değildir. Ya da Türkiye, Filipinler gibi oldukça kıt imkanlara ya da altyapıya sahip bir ülkede değildir. Türkiye’nin sanayi alanından tarıma kadar her alanda küresel markalar yaratacak imkanı ve potansiyeli var. Örneğin Türkiye’deki Konya, Harran ve Çukurova gibi onlarca verimli tarım arazilerini toplasak AB’nin tarım başkenti Hollanda’dan daha büyük bir alan elde ediyoruz. Tüm bu imkana ve güce rağmen Türkiye’deki genç ziraat mühendisleri işsiz.

Genç işsizliğin en güçlü halkası üniversite mezunu gençler

Tüik verilerine göre Türkiye’de 23 milyona yakın çocuk var. 23 Milyon inanılmaz büyük bir rakam. 23 Milyon Anaokulu, ilkokul, ortaokul ve lise düzeyinde çocuğun bulunduğu bir ülkede matematik, fen bilgisi ya da Türkçe gibi temel branşlara sahip öğretmenlerin işsiz kaldığı bir ülkede sorun gençlerin yanlış tercihleri değildir. Sorun eğitimi, üretimi ve ekonomiyi doğru organize edemeyen sistemin kendisindedir.

Türkiye’de her dört gençten birisi işsiz

Türkiye ekonomisi kısıtlı bir alandan genişlemeye çalışıyor. Ekonominin ana lokomotifi inşaat. Bugün Türkiye’deki Üniversitelere dünyanın her kıtasından öğrenciler geliyor. Eğitim sektöründeki istihdam ise oldukça düşük. Binlerce öğretmen ve eğitimin diğer kollarında istihdam bekleyen insan iş bulamıyor. Düşünsenize, Uganda’dan Nepal’e kadar dünyanın her noktasından yüz binlerce öğrenci kabul eden bir ülkede, eğitim sektöründeki çalışmak isteyen genç ve kalifiye insanlar iş bulamıyor…

Yeni mezunlar için işsizlik riski gittikçe büyüyor.

Türkiye’nin her bölgesinde muhteşem bir doğal güzellik var. Ayder yaylası milyonlarca Arap turiste ev sahipliği yapıyor. Yaz aylarında Akdeniz bölgesinde yerli-yabancı on milyonlarca insan tatil yapıyor. Fakat Türkiye’de turizm, işletme gibi bölümlerden mezun yüz binlerce genç iş bulamıyor ya da oldukça kötü şartlara razı olara asgari ücret standartlarında geçinmeye çalışıyor.

Sonuç Olarak

Bugün Türkiye’deki genç işsizlik çok önemli bir sorundur ve bunun nedeni eğitim sistemi olarak görülüyor. Yukarıda saydığımız örnekler ise Türkiye’deki genç işsizliğin temel nedenini net bir şekilde ortaya koymaktadır. Türkiye’deki ekonomi ve bürokrasi Türkiye ’nin yetişmiş ve kalifiye insanlarını istihdam edecek bir model geliştirememişlerdir. Türkiye ekonomisi inşaat gibi kısıtlı ve dönemsel bir sektörden medet umar hale getirilmiştir. Türkiye’nin tarım, sanayi, eğitim ve sağlık gibi küresel pazarla yarışacak sektörleri 2. Plana dahi atılmamıştır. Türkiye’deki genç işsizliğin nedeni köklü bir beceriksizlik hikayesidir. Türkiye’ nin yetişmiş kalifiye beyinleri köreltiliyor ve dolayısıyla Türkiye’nin ekonomik bağımsızlığı da tehlikeye atılmaktadır.

Şafak Yıldırım

Ben Şafak Yıldırım, 22 yaşındayım. Siyaset,ekonomi ve uluslararası ilişkiler konuları hakkında okurum. Okuduğum ve üzerine tefekkür ettiğim konuları insanlara aktarmaya çalışırım. Burada yapmak istediğim de ne bildiğimiz hakkında yaptığım tefekkürleri paylaşmak...

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

%d blogcu bunu beğendi: