Site icon GenclerNeBiliyo

Dizi Önermemesi: 50M2

Bir adamın gölgeden insan yani Adem’e dönüşmesini anlatan bu dizinin senaryosunu tanıdık iki isim üstlenmiş. Leyla ile Mecnun dizisinden tanıdığımız Burak Aksak ve İşler Güçler, Kardeş Payı gibi yapımların arkasındaki isim olan Selçuk Aydemir ortaklığı ile ortaya çıkan 50M2 dizisine kısa bir bakış atacağım

Selçuk Aydemir ve Burak Aksak

Kıyas

Öncelikle Türk dizilerindeki, ana karakterin tatlı psikopat birisi olma modası bu dizide de var. Ana karakterimiz bir yandan “dan dun” diye adam vururken, diğer yandan şakaları, özlü sözleri de ağzından düşürmüyor. Ölümün kendisine en yakın olduğu anlarda bile “Ay şimdi beni vuracak mısın yea” diye hafiften Leyla ile Mecnun tepkileri gösteriyor. Bu durum yer yer bize eski günleri hatırlatsa da, belli bir noktadan sonra Çukur isimli şeydeki Yamaç’ın, yani bir başka tatlı psikopat karakterin iticiliğini hissettiriyor. Yanlışlıkla kovaladığı, masum pilavcıyı, “Vay sen aradığım adam değilmişsin, beni nasıl boş yere peşinden koşturursun ulen!” Diyerek şangırt diye ayağından vuran kahramanımız, “Bak aslanım, eksikliklerini kabullen! Ancak o zaman tamamlanırsın…” diye Ramiz Dayı gibi öğütler vermekten de geri durmuyor.

Leyla ile Mecnun

Diğer yandan Burak Aksak ve Selçuk Aydemir’in artık bize fenalıklar geçirtecek kadar çok sevdiği mahalle teması burada da işlenmiş durumda. Yer yer Leyla ile Mecnun’daki mahalleyi, kimi zaman da Kardeş Payı dizisindeki mahalleye gidip geliyoruz. Ama cidden mahalle romantizminden artık içimiz bayıldı. Bu romantizm o kadar abartılı bir hal almış ki, sırf mahalle nostaljisini kaybetmesin diye kentsel dönüşüme bile karşı çıkılıyor. Kardeşim, İstanbul Deprem şehri alo! Her dizi de “Aman mahallemiz yıkılmasın, aman buralara site yapmasınlar..” diyen ve tüm mahalleliyi peşine takan bir grup çılgın çıkıyor ortaya. Kardeşim yıksınlar mahalleyi yahu! Sağlıklı ve nitelikli kentsel dönüşüme ve de gerçekten güçlendirilmiş, dayanıklı şekilde yapılmış binalara ihtiyaç duyduğumuz şu günlerde, “Hayır komşuluk ölmesin, benim hatıralarım var…” diyerek duygu sömürüsü benim hoşuma gitmiyor ve bana sağlıklı da gelmiyor.

Dizi boyunca, bir mahalle- mahalleli kavramı her iki replikten birinde karşımıza çıkıyor ama dizi de adam akıllı bir mahalleli de göremiyoruz. Hani hepsini geçtim uğruna hayatlardan, paralardan geçilen mahallede, ne top oynayan çocuklar var ne de komşuluk ilişkisi örneği. Dizideki herkes kaçmak için çabalıyor. Kimisi geçmişinden kaçıyor kimi de mahalleden ama herkesin kaçtığı bir şeyleri var.

Eski Günler

Burak Aksak ve Selçuk Aydemir’in televizyona yaptığı diziler çoğu zaman TV’de reyting almazdı fakat internette yayınlanan bölümler milyona yakın insan tarafından izleniyordu. Zaten Leyla ile Mecnun ve İşler Güçler gibi efsanevi yapımlar, kendi alt-kültürlerini bile oluşturmuşlardı. Örneğin Selçuk Aydemir, Kardeş Payı dizisinde bu duruma göndermeler dahi yapmıştı. “Yahu bizim işlerde sanal alemde bir numara ama televizyonda fos” diyen karakterlerin replikleri hala aklımdadır. Şimdi gün geldi Netflix yani dizi platformlarının ağababası, “Gelin kardeşim benden size açık kapı, yayınlayın sizden beklenen içerikleri” demiş, fakat ortaya 50M2 gibi oldukça beklentilerin altında kalan bir dizi çıkmış. Cidden bu duruma oldukça üzüldüm.

Kardeş Payı

Yeni Espriler

Dizideki eksiklikleri ve mantık hatalarını burada tek tek irdelemeyeceğim. Fakat RTÜK sansürüne rağmen ustalıkla espri çıkartıp bizi güldüren Burak Aksak ve Selçuk Aydemir’in Netflix gibi bir platformda tıkanmasına da hiç anlam veremedim. Yine de dizinin mizahi yanı oldukça kuvvetli örneğin;

“ –Ya bizim Hasan yok mu ?

+ Hangi Hasan ?

-Sana bas… ”  gibi oldukça komik ve yaratıcı esprilerle dolu replikler

Hasan ve Kara Basan

Absürt Kahramanlar

Dizide süper güçleri olan oldukça iri bir abi var. Bu süper güçler, öyle “absürt komedi yahu!” demekle açıklanabilecek türden değil. boynuna oldukça hızlı ve sert biçimde meyve bıçağı saplanıyor. ama bırakın ölmeyi, bu abi daha da bir gaza gelip yaldır yaldır adam kovalıyor.

50M2 OYUNCULARI

Süper Muhtar

Diğer yandan dizinin Türkiye’de geçtiğine dair ciddi şüphelerim var. Dizide mahalle muhtarının en az devlet başkanı kadar güçlü yetkileri var. Örneğin; Siz öldüğünüzde mahalle muhtarı geride bıraktığınız dükkan gibi taşınmaz malları istediği kişiye devretme yetkisine sahip. Hatta mahallenin kabadayısından şirket sahiplerine kadar herkes bizzat muhtarla pazarlık yapıyor. İşin garip tarafı pazarlık yapılan mal muhtara ait değil. Fakat yine de insanlar bu gerçeği umursamadan “Onu bize vereceksin!” diye tehditlerde bulunuyorlar. Hayır, muhtar da gaza geliyor “Beni öldürseniz bile oraya size vermem” falan diyor.

Muhtar emmi, bırak seni, senin tüm sülaleni de öldürseler orayı senden alamazlar. Çünkü orası senin değil yahu! Diğer yandan, dizide inanılmaz bir boş vermişlik var. Örneğin; Kötü abi, çok önemli bir silah ticaretine giriyor. Rakipleri onu tehdit ediyor. Diğer kötü adamlar; “O silahları biz bulmadan bize getir.” Falan diyor. Bu kötü adamımız da hayati önem taşıyan silahları, bir tane avm güvenliğinden hallice bir bekçiye emanet ediyor. Tabii dizi absürt komedi olduğu için bunlar normal şeyler(!)

Suya Düşen Umutlar

Dizinin eksik yanları hakkında yazılabilecek çok şey var. Fakat, o kadar enerjim yok. Burak Aksak ve Selçuk Aydemir isimlerini aynı afişte görünce gerçekten çok heyecanlanmıştım. Üstelik dizinin internet platformuna yapılması yani RTÜK baskısının tv’den daha az hissedildiği bir yerde yapılması beni daha da çok umutlandırmıştı fakat üzülerek söylüyorum ki; Tüm umutlarım suya düştü. Bu kadar hızlı, ezberlenmiş romantizmlerin, defalarca işlenmekten bayatlamış mahalle nostaljisinin olacağını beklemiyordum. Burak Aksak ve Selçuk Aydemir hala Leyla ile Mecnun ve İşler Güçler gibi yapımlarının gölgesindeler. Umuyorum ki bu gölgeden çıkarlar. Eski işlerine bile taş çıkartacak yapımlar ortaya koyabilirler. Fakat 50M2 gibi bir yapımla bu iş zor. Ne yazık ki, 50M2 dizisini önermiyorum.

Biz de Özledik

Son olarak; Ya Burak Aksak! Sen, “Leyla ile Mecnun’un finali” diye bir efsane yaratmıştın. Erdal Bakkal’ın tuzluk, en ummadığımız karakterin aslında beyzbol sopası falan çıktığı, duygusal bir final yapmıştın. Allah aşkına 50M2’nin sonu neydi öyle …

Bu yazımızı beğendiyseniz film incelememize de bakmak isteyebilirsiniz => Film İncelemesi: Nietzsche Ağladığında

Exit mobile version