McDonaldlaşma nedir? Toplumun McDonaldlaşması

McDonaldsı pek çok kişinin sıradan bir fast food restoranı olarak değerlendirmesi muhtemeldir. Gün içerisinde yemek yiyebilmek için uğradığımız, hızlıca sipariş verebildiğimiz, restoran içerisinde uzun vakitler geçirmemizin pek mümkün olmadığı sandalye ve masalarda yemeğimizi yiyip yine aynı hızla işimizi bitirdiğimiz sıradan bir restorandan fazlası mıydı McDonalds?

McDonald hazır gıda sektöründe büyük bir etki yaratarak çeşitli sektördeki firmaların rol modeli haline geldi. McDonald’ın bu büyük etkisi başta Amerikan toplumu olmak üzere, daha sonra dünyadaki diğer toplumları etkisi altına alarak McDonaldlaşmak kavramını meydana getirdi. Peki günlük hayatımızın bir parçası haline gelen McDonaldlaşma ile rasyonelleşme sürecinin modern topluma olan etkisinin ne kadar rasyonel olduğunu tartışacağız.

George Ritzer’e göre McDonald basit bir restoran değildi. McDonald herkesin ulaşabileceği standart bir ürün hizmeti vererek kitleler elde ediyor. Dünyada nereye giderseniz gidin McDonald ürünleri aynı fiyatta ve aynı kalitededir. Dikkat ettiyseniz Türkiye’de de McDonald’ın her şubesi birbirine benzemektedir. McDonald’ın bu kadar ulaşılabilir, standart ve uygun fiyatlı hizmet sunuyor olmasından dolayı insanlar 50 liraya evinde kendini yemeğini yapmak yerine 10 liraya daha ucuz ve daha kolay elde edebileceği McDonald’ı tercih ediyor. McDonald’ın sunduğu bu hizmet her ne kadar iyi gibi görünse de başta toplumların yemek kültürünü yok ederek diğer kültürel değerlere de zarar veriyor. Kısacası McDonaldlaşma kavramı küresel anlamda insanın tek tipleşmesidir.

McDonaldization in Argentina – Argentina Globalization

McDonald küreselleşmesi, teknolojinin ve insan etkileşiminin artmasıyla ve beraberinde modernleşmenin meydana gelmesiyle dünyayı etkisi altına aldı. Bu büyük etkinin asıl nedeni insan hayatını kolaylaştırmak olduğu için toplum tarafından benimsenmesi de kolay olmuştur. Bu süreçte McDonaldlaşma etkisi rasyonel bireyi ve toplumun yapısını derinden etkiledi.

Bildiğimiz üzere modern toplumun ilk döneminden itibaren insanları denetleyen çeşitli teknolojiler geliştirilmiş ve kullanılmıştır. Son dönemde geliştirilen teknolojiler ise rasyonelleşmiş ortamlarda çalışan insanların yerini almaya başlamış ve insansız teknoloji denetimine doğru hızlı bir değişim ortaya çıkmıştır. Dolayısıyla robotları ve bilgisayarları denetlemek insanları denetlemekten daha kolaydı. İnsansız teknolojiler sayesinde denetim toplumun farklı alanlarında da karşımıza çıkmaya başlamasıyla Ritzer yeme içmenin de denetim altına alınmasının toplumun her alanında görülen rasyonelleşmenin zirve noktası olarak inceler.

The McDonaldization of pretty much everything…part 4 | The New Southern  Gentleman

Ritzer, toplumun hemen hemen her alanında etkisini gösteren McDonaldlaşma’nın dört önemli ilkesini saptamıştır. Bunlar; verimlilik, hesaplanabilirlik, öngörülebilirlik ve denetim.

Müşterilerin en kısa zamanda ve en kolay şekilde yemeklerine erişebilmesi verimliliği sağlar. İnsanların koşuşturduğu, yoğun tempoda çalıştığı bir hayattaki verimlilik bir fast food yiyeceğidir.

Hesaplanabilirlik ilkesi çok sayıda yiyeceği kısa sürede elde edebilmeleridir. Evde yemek yapma süresi ile sipariş ile eve fast food söylemenin evde yemek yemekten daha az zaman aldığına karar verirler

Dünyanın her yerinde aynı hizmeti sunmaları ise öngörülebilirlik ilkesidir. Yani müşterilerin farklı bir durumla karşılaşma ihtimalini minimuma indirip güven vermesi.

Denetim ilkesi ise doğrudan olmasa da müşterilerin ve çalışanların denetlenmesidir. Sınırlı menü ve rahatsız sandalyeleriyle müşterilerinden beklenen şeyi yani hızlıca yiyip kalkmalarını amaçlar. Çalışanlar da sınırlı sayıda şeyi yapmak üzere eğitilirler. Kısacası fast food restoranlarının temel ilkeleri Amerika başta olmak üzere dünyanın geri kalan kısmını da etkisi altına alarak artık bir tür yaşam biçimi haline gelmiştir.

The-thunder-has-to-come

McDonaldlaşmış olan sistemlerin görünürde avantajları bir hayli fazla olsa da arka planda aslında çalışanlara, topluma, doğaya, hayvanlara vb. kesimlere oldukça zarar vermektedir. Ritzer’in mcdonaldlaşma tezi rasyonelleşmenin sadece yiyecek tüketimiyle sınırlı olmadığını toplumsal hayatın her alanında bu etkinin görüldüğünden bahsetmiştir. Fast food restoranı olarak hayatımıza giren McDonald, zamanla yeni bir kültür haline gelerek toplumları tek tipleştirdi ve kültürlerarası farklılıklar minimuma indi.

Weber de rasyonelleşmiş modern örgütlerin olumlu yanlarını görse de gelecekte bu örgütlerin insanlığı demir bir kafese hapsedeceğini söylemiştir. Bu rasyonelleşme ise daha fazla insansız teknolojiye ihtiyaç duyarak bireyin irrasyonelleşmesine neden olmaktadır. Ritzere göre akılcı sistemler akılcılığı sınırlıyor ve McDonaldlaşma’nın sonucu olan akılcı sistemler akılcılığın akıldışılığını meydana getiriyordu. Avantajların ve dezavantajların bir arada bulunduğu McDonaldlaşmadan toplum kurtarılabilecek mi ? Açıkcası bu konu başlığı biraz tartışmalı olsa da Schlosser’ın sözü açıklayıcı olacaktır. “ İster günde iki kere yiyin, ister uzak durun, hatta hiç ağzınıza sürmemiş olun; artık fast food’da ve onun sonuçlarından kaçamazsınız.”

KAYNAKÇA

GIDDENS. A (2012) Sosyoloji. Kırmızı Yayınları, İstanbul
RITZER. G (2011) Toplumun McDonaldlaştırılması, Çağdaş Toplum Yaşamının
Değişen Karakteri Üzerine Bir İnceleme. 2. Basım. Ayrıntı Yayınları, İstanbul

Karhan. J (2018) FAST-FOOD İMPARATORLUĞUNUN ZİHNİYETİNİ RİTZER’İN “MCDONALDLAŞMA” KAVRAMI ÜZERİNDEN OKUMAK

İrem Çakır

Merhabalar ben İrem Çakır siyaset bilimi ve uluslararası ilişkiler öğrencisiyim aynı zamanda işletme eğitimi almaktayım. Toplumsal konular, kişisel gelişim, siyaset ve tarihle ilgilenmekteyim. Bölümüm ve kişilik tipim gereği farklı konuları araştırmak ve tartışmak bu hayattaki en büyük eğlencemdir.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

%d blogcu bunu beğendi: