Site icon GenclerNeBiliyo

Popülizm: Türkiye Siyasetinin Dili

Bugünlerde pek çok kişi gençlerin siyaset ile uğraşmadığını hatta siyasetten bir haber olduğunu söylüyor. Açıkçası bu iddianın yanlış olduğunu düşünsem de bu iddiayı söyleyen kişilerin ne demek istediğini anlayabiliyorum. Z kuşağının önceki nesiller gibi siyasetle uğraşmadığı doğrudur. Çünkü günümüzde hala 19.yy. siyaseti ile siyaset yapılmaya çalışılmaktadır. Durum böyle olunca gençler eski düzenin getirdiği her şeye karşı çıkan siyaseti gereksiz gören bir grup gibi gözükmeye başladılar. Lakin bu durumun böyle olmasının sebebi benim düşünceme göre gençler değildir. Şayet Gençler sizi anlasın diye lafta çabalarken aradaki uçurumu da aça yine büyüklerimizdir. Bu yazıda bunun sebebinin popülizm ve yapılan slogancı siyaset yüzünden olduğunu ve bizim aslında neden siyaseti sevmediğimizi açıklamaya çalışacağım.

Popülizm Nedir?

Sağ ve Sol popülizmi olabilir.

Türkçeye halkçılık diye çevirdiğimizde iyi bir anlamı var gibi duruyor ve Atatürk ilke ve inkılaplarında da halkçılığın olduğunu biliyoruz. Anlamlar zamanla özünü kaybedebilir, popülizmde de durum böyledir. İlk başlarda halkın yanında olma, onların çıkarlarını savunma gibi bir fikir akımıyken sonradan herhangi bir siyasi platformda kazanmayı hedefleyen demagojik politikaların tümüne popülizm dedik. Diğer bir tabir ile halkı kişisel çıkarları için manipüle etmeye çalışan her lider popülist bir lider diyebiliriz. Bunun en büyük örneklerinden biri Donald Trumptır. Şunu da söylemek lazım, popülizm sadece sağ veya sadece sol görüş için bir fikir değil iki tarafta istediği zaman bu fikri kullanabilir. Kafanızda sadece sağ taraftan popülistler çıkar gibi düşünmeyin. Latin Amerika tarihi sol popülizmin en büyük örneklerindendir.

Popülist Liderlerin Ortak Özellikleri Nelerdir?

Popülist liderlerin ortak özellikleri vardır. Mesela gerçekçi olmayan vaatlerde bulunurlar. Ülkemizi iki yıl içerisinde en iyi 10 ekonomiye sokacağız gibi. Eski ihtişamlı günlerimize geri döneceğiz gibi. Bu tür iddialar toplumdaki her sınıf için karlı olduğu için genelde desteklenirler. Diğer bir ortak nokta ise Popülist liderler gerek iç siyasette ve gerek dış siyasette hayali düşmanlar yaratırlar. Yaptıkları tüm başarıları kendilerine yüklerken başarısız oldukları her politika için dış güçleri veya içindeki muhalefet partilerini eleştirirler. Mesela Trump döneminde iç siyasette düşmanlar göçmenler iken dış siyasette düşman Çin idi. Bir ortak özellik daha şunu söyleyebiliriz, popülist liderler toplumu homojen yapmak isterler. Mesela Trump’a göre tüm Amerikan toplumun hepsi dindar, göçmenlerden nefret eden, radikal insanlardır. Bu yüzden popülist liderler çoğunluğu kabul eder ve diğer insanları dışlamaya çalışırlar. 

Neden bu popülist akımını anlattım? Çünkü bugün dünyada popüler olan bu popülizm akımı maalesef Türkiye’de de popülerdir. Ve Türkiye siyasetinin dili bu yüzden pis bir dildir. Bu yüzden yeni nesil istisnalar hariç çoğu siyasi figürü beğenmez veya güvenmez. Bu yüzden yeni nesil çoğu zaman tartışılan konuları samimiyetsiz ve çağ dışı bulur. Gelin biraz örneklerle inceleyim.

Türk Siyasetinin Dili

Öncelikle şunla başlayalım neredeyse tüm siyasetçilerimizin dili kötü. Bunu sağcı solcu şu parti bu parti diye ayıramayız. Hepsinde sıkıntı var. Mesela 31 Mart seçimlerini ve sloganlarını hatırlıyor musunuz? Cumhur ittifakı ve zillet ittifakı diye sloganlar vardı. Bakın neye kime oy verdiniz/veriyorsunuz zerre umurumda değil zira bu sizin fikriniz saygı duyarım. Sadece şunu söylemek istiyorum benim her çevreden arkadaşım var. Millet ittifakını destekleyen arkadaşlarımda var Cumhur ittifakını destekleyen arkadaşlarımda var. Açıkçası bu arkadaşlarımın hepsi vergisini veriyor, ülkesini seviyor. Siyasetçilerin dediği gibi kimse kimsenin kuyusunu kazmaya çalışmıyor. Böyle genellemeler yapmak maalesef toplumu kutuplaştırmaktan başka bir işe yaramıyor.

Benim merak ettiğim nokta şudur. Toplumun kutuplaştığını fark ediyor musunuz? Hobi olarak bazen Youtube’dan sokak röportajlarına bakıyorum ve inanamıyorum. Herkes birbirini vatan haini diye suçluyor. Bundan 10 yıl önce birine vatan haini deseydiniz büyük ihtimal kanlı bir kavga çıkardı ama bugün bu tür söylemleri noktalama işareti gibi bunu kullanabiliyoruz.  Hal böyle olunca Z kuşağı ya bunlar ile dalga geçiyor ya da gereksiz bir şey olarak görüyor.

Koca Koca Adamlar Neler Yapıyor?

Size başta dediğim gibi tüm Türkiye siyaseti dil bakımından sınıfta kalmış durumdadır. Arada bir MeclisTV yi açmanızı rica ediyorum. %90 ihtimal koca koca adamların birbirine bağırdığını veya kavga çıktığını göreceksiniz. Daha bu meclisteki insanlar birbirini dinlemezken bizim sorunlarımızı nasıl çözecekler? Bu soru tüm Z kuşağının kafasında vardır. Birkaç istisna hariç Z kuşağı hiçbir siyasetçiye güvenmiyor çünkü birbirini dinlemeyen adamlar bizi mi dinleyecek diye düşünüyorlar.

Büyüklerimiz birkaç rap sanatçısı bulup parti şarkısı yaptırınca veya internet kafelerde oyun oynayarak Z kuşağına hitap edeceklerini düşünüyorlar ise çok yanlış düşünüyorlar. Bir dil siyaseti bu kadar etkileyebilir mi? Evet etkiler arkadaşım. Hala siyasilerimiz 19.yy slogan siyasetine devam ettikleri için hemen oldu bitti projeleri yapıp halkın gözüne göstermeye çalışıyorlar. Çünkü günün sonunda onunla övünüp daha fazla oy almak istiyorlar. Hal böyle olunca kimse uzun vadede çözülecek sorunları çözmüyor sadece ertelemeye çalışıyorlar. Bu uzun vadede sorunlarda biz gençlerin işsizlik sorunu, liyakat sorunu, adalet gibi sorunlarda var. Umarım yakın bir zamanda bu popülist ve kutuplaştırıcı siyasi dilinden kurtulup rasyonel bir şekilde yolumuza bakarız.

Exit mobile version