#MeToo Hareketi

Türkçesi “Ben de” olan Me Too hareketi 2006 yılında aktivist Tarana Burke tarafından, cinsel saldırı ve istismarın yaygınlığına dikkat çekmek için başlatılan hareketin adıdır. Sosyal medyada hashtag (#) kullanılarak -yani #MeToo şeklinde- cinsel saldırı ve istismara dikkat çekmeyi amaçlayan bu hareket, Holywood da dahil olmak üzere hayatın her alanında kadınların maruz kaldığı cinsel istismara karşı sesini duyurabilmesi için başlatılmış bir harekettir.

Tarana Burke

#MeToo hareketinin büyük bir kitleye ulaşmasında etkili olan önemli olaylardan biri 2017 yılında Holywood’un ünlü yapımcısı Harvey Weinstein’ın birçok aktriste cinsel taciz ve istismarda bulunduğunun ortaya çıkması. Twitter’da Amerikalı aktris Alyssa Milano, ‘Ben de’(#MeToo) başlığıyla tweet atarak cinsel taciz mağdurlarını, seslerini duyurabilmesi için teşvik etti. Gwynet Paltrow, Ashley Judd, Jennifer Lawrence, Nicole Kidman ve Uma Thurman gibi birçok ünlünün destek olmasıyla sosyal medyada popülerleşen bir dayanışma haline geldi.

MeToo’nun Temel Amacı Nedir?

MeToo hareketinin temel amacı toplumdaki cinsel saldırı ve istismara dikkat çekmek ve mağdurları cesaretlendirecek bir ortam hazırlamaktır. Ünlü isimlerin de bu harekete destek olmasıyla oluşan dayanışma atmosferi, aslında cinsel saldırıların kişisel bir durum olmadığını ve herkesin başına gelebilecek toplumsal bir sorun olduğunu kanıtladı.

Hareketin yaygınlaşmasında gördüğümüz en rahatsız edici gerçeklerden biri de cinsel saldırı ve istismarın ne kadar yaygın olduğu gerçeğidir. Mağdurların çoğu kadınlardan oluşurken, birçok yaş grubundan ve birçok ülkeden insan bu problemin dünyanın her yerinde olduğunu gözler önüne sermiştir. Böylelikle mağdurlar için kendilerine hem ses bulacakları hem de destek bulup başka mağdurlara da susmamaları için cesaret olacakları bir ortam sunmaktadır.

Türkiye’de MeToo

Türkiye’de de etkili olan MeToo hareketi, #susmabitsin etiketiyle kadınların birbirine dayanışma ve destek mesajları öne çıkıyor. Türkiye’de onlarca kadın Twitter üzerinden maruz kaldığı cinsel saldırıyı failin de kimliğini açıklayarak duyurdu. Bu paylaşımlar binlerce kadından destek gördü ve bu sayede diğer kadınlar kendi hikayelerini anlatabilmeleri için bir ortam oluşturdu.

Türkiye’de cinsel saldırıya maruz kalan bir kadının saldırıyı açıklayabilmesi için önünde çeşitlik zorluklar olduğunu ve yaratılan bu cesaret ortamının mağduru iyi yönde etkilediğini belirtmekte fayda var.

Cinsel saldırı mağduru olan kadının bu durumu kabullenmesi, anlatması ve şikâyette bulunması sancılı bir süreçtir. Bireysel veya toplumsal bir baskı söz konusu olduğunda çoğunlukla sessiz kalmak tercih edilen oluyor. Özellikle de taciz eden itibar sahibiyse veya toplumda konforlu bir alanı varsa bunların arkasına saklanıp cinsel saldırı veya tacizde bulunabiliyor. Bu durumda mağdur daha çocukluktan başlayan tacize uğradıklarında ona kimsenin inanmayacağı duygusu içinde sessiz kalmayı tercih edebiliyor. Kadının, bu meseleyi ifşa ettikten sonra başına gelecekleri düşünmesi bile sessiz kalmasına neden olabiliyor.

Neden Son Zamanlarda Tekrar Gündeme Geldi?

#MeToo hareketinin son dönemde ivme kazanmasının en önemli etkenlerinden biri feminist mücadeledir.  Feminist düşüncenin “Özel olan politiktir.” düşüncesi, #MeToo hareketinin temel sorunlarıyla doğrudan ilişkilidir. Özel alan ile kamusal alan arasında ontolojik ayrıma dikkat çekmek için sergilenen bir tutumdur. Haneyle özdeşleştirilen ve kadına ait olarak kabul edilen özel alanın, aslında politik olandan yani kamusal olanda hiç de sanıldığı kadar ayrı olmadığını ifade eder. Kadınları ilgilendiren toplumsal sorunlar, kamusallaştırarak topluma mal edilmesi gerekir. Çünkü toplumsal bir sorun kişisel değildir. Cinsel saldırı, tek başına kadınların sorunu olmadığı gibi bu mücadelede tek başına da değillerdir. Toplumsal bir sorun olmasındaki en temel nedenlerden biri toplumun alt yapısıdır. Toplumun benimsediği ataerkillik ve cinsiyetçilikten kaynaklanan sorunlar sadece kadının problemi değildir aksine kamunun problemidir. Kısacası, cinsel sömürü ve şiddet vb. problemler kadınlara mahsus sorunlar değil, toplumsal sorunlardır ve bundan dolayı mücadele bireysel olmamalıdır. Feminist düşünce, özel olan politiktir tutumuyla, pek çok kadın yaşadığı sorunun şahsına münhasır olmadığını ve tek başına çözüm aramaması gerektiğini vurgulayarak #MeToo hareketine ivme kazandırdı.

İrem Çakır

Merhabalar ben İrem Çakır siyaset bilimi ve uluslararası ilişkiler öğrencisiyim aynı zamanda işletme eğitimi almaktayım. Toplumsal konular, kişisel gelişim, siyaset ve tarihle ilgilenmekteyim. Bölümüm ve kişilik tipim gereği farklı konuları araştırmak ve tartışmak bu hayattaki en büyük eğlencemdir.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

%d blogcu bunu beğendi: