Tek İstediğimiz Daha İyi Şartlar

GenclerNeBiliyo olarak her zaman gençleri hedeflediğimizi en başından beri söylüyoruz. Bu yazımda da gençlerin çektiği bazı ortak sorunları dile getirmeyi ve en azından kendime düşen işi yaptığımı vicdanıma kanıtlamak istiyorum.

İhtiyaç nedir? Belli bir mal veya hizmetin o an halletmemiz gereken problemi çözmemize yarayan her şey bir ihtiyaçtır. Maalesef her genç ihtiyaçlarını eşit şartlar altına karşılayamaz, çünkü bu ihtiyaçları karşılayacak yeterli kaynak yoktur. Lakin şunu asla karıştırmamak lazım, sırf yeterli kaynağın olmadığı için bir ihtiyacını karşılayamamak ile yanlış politikalar izlediğin için ihtiyaç karşılayamamak arasında büyük bir fark var. Nedir bu gençlerin ihtiyaçları? İlk ve en önemlisi gençler huzur ister. Bugün Türk siyasetine ve meclisine baktığımızda hep bir boks ringi hep bir derbi maçı gibi. Sonra da gençlerden ümitliyiz diyorlar. Sizin yaratamadığınız huzuru biz yaratmak zorunda mıyız? Farkındaysanız gençler haber izlemeyi sevmiyorlar (daha çok sosyal medyadan takip ediyoruz). Neden? Çünkü onca kargaşanın içerisinde az olan huzurumuzu bozmak istemiyoruz

Güvenlik

Gençler başka ne ister? Güvenlik. Her geçen gün değeri kaybolan ama en çok ihtiyacımız olan şey yani Güvenlik istiyoruz. Güvenlik derken neyi kast ediyoruz? Her insan gibi bizler de kendimizi güven altına almak istiyoruz. Kendi deneyimlerimle yaşadığım bir örneği anlatmak istiyorum. Kendi okulumda Erasmus kulübünde görev alıyordum. Birçok yabancı öğrenci ile konuşma ve tanışma fırsatım oldu. Birçoğuna ileride ne olmak istediğini ve bunu nasıl başaracağını sordum. Hepsi çok rahat bir şekilde şu cevaba benzer cevaplar veriyorlardı. Okuldan sonra başvurabileceğim birçok yer var ve bunlar bizi (yani genç nüfusu) zaten istiyor. En kötü maaş bile benim hayatımı idare etmem için yeterli, sonra belki bir gün kendi işimi açarım.

Eğer genç bir okursanız elinizi vicdanınıza koyun ve söyleyin, üniversiteyi bitirdikten sonra ne yapacağınız hakkında en ufak bir fikriniz var mı? Nelerle karşılaşacağımızı az çok tahmin ediyoruz değil mi? Beni bazen şöyle eleştiriyorlar, neymiş üniversite bitince direkt yüksek maaşlı bir işte başlayacağımı düşünüyormuşum. HAYIR, bende bu ülkede yaşıyorum ve neyin ne olduğunu biliyorum. Sizce gerçekten liyakat diye bir şey var mı? Ne kadar uyumayıp çalışsak bile liyakat yok arkadaşlar. İşinizi iyi yapsanız bile bir gün patronun oğlu gelip sizin yerinizi alabilir veya devlette üst mevkilerde bir dilekçe ile onca emeğiniz çöp olabilir. Bu arada bunları sadece ben söylemiyorum artık siyasetçiler bile söylemeye başladı çünkü hiçbirimiz güvende değiliz. Geleceğe karamsar bakan gençlerden ülkesini nasıl ileriye götürmelerini bekleyebilirsiniz?.

Dr. Taylan Yıldız’ın Liyakat hakkında bazı görüşleri

Anlaşılmak ve Kendi fikrini söyleyebilmek

Gençler başka ne istiyor? Anlaşılmak ve kendi fikrini söyleyebilmek. Bu durumun neden zor olduğunu anlamak için Türkiye’nin siyasi tarihine bakmamız gerekiyor. Çünkü maalesef darbelerle birlikte fikirlerini söylemek isteyen gençler bastırılmıştı. Peki, bu durum günümüzde nasıl? Bir genç fikrini söylediğinde verilen tepki genelde şu oluyor “Ah be yeğenim sen nereden bileceksin biz zamanında tüp kuyruğuna girerdik.’’  Konu bunla alakalı olmasa bile hep buraya getiriliyor. Sanki tüm dertleri çileleri onlar yaşadı, biz hiçbir şey yaşamadık, bizim hiçbir şeye fikrimiz olamaz biz her zaman cahiliz. Fikirlerimiz bazen bu düzeni eleştirir ama iyi niyetle olduğunu zaten biliyorsunuz. Genelde gençtir kanı kaynıyordur diyorsunuz. Eski Türkiye’de birçok sorun yaşadınız ve bunlar çözüldü. Yeni Türkiye’de birçok sorun var ve bu bakış açısı yüzünden sorunlar çözülemiyor. Hep eski bakış açısını kullandığınız için bizi anlamıyorsunuz. Mesela günümüzden örnek vermek gerekirse, teknolojik aletlerin ve oyun konsollarının fiyatlarını sertçe eleştiriyoruz. Çünkü inanıyoruz ki bizim bunları daha ucuza almamız gerekiyor. Türkiye bir Afrika ülkesi değil, bizim bunları daha ucuza alabilme potansiyelimiz var. Peki, bu teknolojik aletlerin ve konsolların fiyatlarının artmasına karşılık aldığımız cevaplar ne?

Dış Güçler… (parodi)

Bunlara tabii ki gülüyoruz çünkü biz de yapıyoruz. Hatalarımızı başkalarına atarak vicdanımızı rahatlatıyoruz. Tabii bu gerçeği saklamanın bir başka yolu ve uzun vadede çok zarar verir. Lakin bundan daha kötüleri de var. Ben onlara tamamen inanamıyorum. Bu arkadaşların savunduğu nokta şu, “Bizim zamanımızda bunlar yoktu bunlar olmadan da yaşanır.”  Bu durumu Sayın Muharrem İnce’nin attığı tweet ile örnek verebiliriz.

Bunun gibi daha birçok tweet vardı ama yazının amacından çıkmak istemedim.

Maalesef ben bu düşünceye saygı duyamam. Çünkü 21.yy ilk çeyreğine gelmekteyiz insanlar yapay zeka, akıllı şehirler, e spor gibi şeyler düşünürken bu düşünceyi savunmak çağ dışılıktır.  Bugün Playstation 5 ve Xbox almak isteyen gençler buralarda sadece oyun oynamayacak. İlham alacak, kendileri de bir oyun yapmaya çalışacak, kendilerini sanal ortamda geliştirmeye çalışacaklar. Günümüzde bunun birçok örneği var hatta yazısını bile yazdık (Angelic). Bir oyun yapıp uluslararası markete salmanın size getirebileceği parayı bilen var mı? Sizin açtığınız butik kafeden 10 kat daha fazla. Artık çağ buraya giderken böyle yorumlar yapmamalısınız. Çünkü böyle yorumlar uzun vadede ülke ekonomisine darbe vuracaktır.

Sonuç

Size bir sorum var, huzur bulamayan, kendi güvenliğini sağlayamayan, anlaşılmayan ve kendi fikrini söylemeyen gençlere ne olur? Küreselleşen dünya da diğer ülkelerde yaşayan gençleri çok rahat görebiliyoruz. Onların yaşam şartları ile bizim yaşam şartlarımız arasında çokça fark var. Peki, bu neye sebep açıyor? Gençlerine değer vermeyen ülkelerde en çok görülen şey beyin göçüdür. Kendi çevremden de bunu onaylayabilirim. Kime sorsanız yurt dışına gitmek istiyor çünkü bu hayata bir kere geldiklerini ve bunda da iyi yaşamak istediklerini söylüyorlar. Peki, herkes yurt dışına gidebilecek kadar şanslı mı? Hayır maalesef değil, bu gençlerde hayatlarını sevmedikleri işlerde mutsuz bir şekilde geçiriyorlar. Eğer bu ülkenin geleceği gençler ise lütfen bize daha iyi şartlar verin çünkü tek istediğimiz daha iyi şartlar. Tarihimize baktığımızda da bunu hak ettiğimizi düşünüyoruz.

Barış Karakiraz

Merhaba ben Barış Karakiraz. Siyaset bilimi ve Uluslararası ilişkiler öğrencisiyim. 21 yaşındayım, İngilizce ve Rusça konuşabiliyorum. Küçüklükten beri oyun ve teknolojiye, bölümüm nedeniyle de Türk ve Rus siyasetine ilgim var. Bildiklerimi anlatmayı seven ve sabahtan akşama kadar tartışabilen gıcık insanlardan biriyim. Instagram

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

%d blogcu bunu beğendi: